|
467
|
Havadan Sudan / Düzici resimler / : Düldül
|
: 25 Nisan 2008, 13:21:49
|
|
Bende de var ama yanımda değil bulunca atarım biz çekmiştik onlar süper ama.
Arkadaşlar bu dağın en tepesine çıkan varmı.
|
|
|
|
|
469
|
Multimedia / Sinema--Genel Tartışma / : korku...
|
: 25 Nisan 2008, 13:10:50
|
Bencede öyle yapamıyolar hatta bence dünyada yok böle çok korkunç bir film.... Ama türklerin yaptıklarının en iyisi dabbedir. İtirazı olan?  ?
|
|
|
|
|
475
|
-Aşk & Sevgi- / Aşk ve Sevgi Mektupları / ..Karşılıksız sevmek..
|
: 24 Nisan 2008, 18:22:06
|
|
..Karşılıksız sevmek.. Bir umutla cıkarsın yola önüne engeller çıkar… Şarkılar dinlersin, şiirler yazarsın ama nafile hiç biri başlayamamış bir sevginin avuntusu olamaz... Sonra düşünürsün neden olmadı neden? Hep ben mi dersin oysaki etrafına baktıgında senin gibi bir çok insan vardır. Bitti artık buraya kadar artık dersin onu görmek bile istemiyorum dersin ama bu da kendine söz verdigin bi yalandır... Ne zaman ki bir odada yalnız kalsan hemen aklına o gelir ve oturur düşünürsün acaba olsaydı nasıl olcaktı?
Gece olunca rüyanda onu görürsün sabah onunla uyanırsın ve bir kere daha hayata lanet edersin senin olmadıgı için! Ama ne zaman ki onu görsen ya da geldigini fark etsen elin ayagına dolaşır çünkü sevmişsindir bi kere, ne kadar da olmasa da baslamasa da onu görünce kalp atışlarının hızlanmasına ne sen engel olabilirsin ne de baska biri...
O hep vardır senin hayatında? Teselli etmeye çaılırsın kendini, iyiki de olmadı türünden laflar edersin ama bunlarda içini acıtmaktan başka bi işe yaramaz...
İşte böyledir karşılıksız sevmek... Gecen gündüzünle birleşir, uyumak sana uzak bir kavram olur. Sen atmışsındır ilk adımı ama o elini uzatmamıştır sana... Eger ki hala seviyorsan beklemekten baska çaren yoktur...
|
|
|
|
|
476
|
-Aşk & Sevgi- / Aşk ve Sevgi Mektupları / Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?
|
: 24 Nisan 2008, 18:18:08
|
|
Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?
Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.
Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?
''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.
Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?
Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek...
Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?
Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.
Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?
Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek... Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.
Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?
Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.
Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?
Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.
Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?
Nereden bileceksin? Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi... Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım.
Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda... Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda sarhoş olmazdım.
Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni..
Ama sen hiç benimle olmadın ki... YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN
|
|
|
|
|
477
|
-Aşk & Sevgi- / Aşk ve Sevgi Hikayeleri / ...::: Yüzünü hic görmeden ASIK OLDUM :::...
|
: 24 Nisan 2008, 18:13:47
|
|
Ewan 22 yasina o sene basmisti, kendinden emin çok zeki ve çok çekici bir genç adam olmanin asaletini tasiyordu. 10 gün sonra Kore'deki bir savasa katilmak üzere Ingiltere'den ayrilacakti, hiç birseyden korkmuyordu ama duygusalligi nedeniyle, ülkesinden ayrilma fikri zor geliyordu ona. "Holly'den olumlu cevap geldi ve mektuplar ardi arkasina yazilmaya baslandi. Her yeni mektupta birbirlerinden biraz daha etkileniyor, yüreklerini birbirlerine biraz daha açiyorlardi. 2 sene bu sekilde geçip gitti. Ewan ve Holly birbirlerine belki binlerce mektup yazmis, her mektuptan ayri tatlar almislardi. Ewan'in ülkeye geri dönme zamani gelmisti, son mektubunda Holly'i görmek istedigini yazdi. "Ancak seni taniyabilmem için bana bir resmini gönder lütfen" diye ekledi. Holly bulusmayi kabul etti fakat resmi göndermedi. "Resmin ne önemi var ki? Bizi ilgilendiren kalplerimiz degil mi? Yakama kirmizi bir çiçek takacagim." dedi. Günler birbirini kovaladi ve Ewan ülkeye döndü. Trenden indigi ilk anda gözleri Holly'i aradi. Bir müddet bakindi, sonra kalabaligin arasindan simdiye dek gördügü en güzel kadin belirdi. Uzunboylu, çok güzel vücutlu, uzun sari saçli, masmavi iri gözleri ve mavi elbisesiyle muhtesem bir kadindi. Kadina dogru bir adim atti, ama yakasinda hiç birsey yoktu. Kadin gözlerine bakti ve "Merhaba denizci, benimle gelmek ister misin?" diye sordu. Tam o sirada güzel kadinin omuzunun üzerinden, yakasinda kirmizi çiçek olan kadini gördü. Kisa boylu, sisman sayilacak kiloda, gri kisa saçli, tozlu uzun pardisesü ve kalin bilekleriyle öylece duruyordu. Ewan saskindi, az önce hayatinda gördügü en güzel kadindan bir teklif almisti ancak karsisinda da yüregine asik oldugu kadin duruyordu. Kendini toparladi ve yanindan geçen dünyalar güzeli kadina aldirmadan ilerledi. Elinde Holly'le birbirlerini tanimalarini saglayan kitap vardi. Elini uzatti, "Merhaba Holly" dedi gözlerinin içi gülerek. "Pardon" dedi kadin."Ben Holly degilim. Az önce buradan geçen sari saçli mavi elbiseli bayan yakama bu çiçegi takti ve bunun hayatinin sinavi oldugunu söyledi. Sizi garin çikisindaki cafe'de bekliyormuş.
|
|
|
|
|